6 Şubat 2011 Pazar

Body Worlds

Selam,

Geçen hafta sevdiğim bir arkadaşım şehir fırsatlarında Body Worlds'e bilet var gider miyiz alayım mı diye sorduğunda aslında biraz tereddüt etmiştim. Aslında görülmeye değer bir sergi gibi geliyordu ama bir türlü cesaret edememiştim. O sorunca içimden evet demek geçti ve tamam al dedim. Pazar sabah kahvaltıya çağırdılar. Oldukça keyifli bir kahvaltı ettikten sonra saat 12.30 gibi yola çıktık. Bizim paşa şubat tatili münasebetiye Ankara'da anneannecik ve dedecikle inanılmaz eğlendiği ve aktiviteden aktiviteye koştuğu için yanımızda değildi arkadaşımın bizim paşa ile aynı yaştaki oğlu ve neredeyse 10 aylık olan kızını babalarla bırakıp çıktık yola. Başlangıçta yaşam döngüsü anne karnında 3-4 haftalık embriyodan 33 haftalık bebeğe kadar çeşitli ebatlarda bebek vardı. Bir kısmına bakmak beni biraz zorladı ama merakıma yenik düştüm ve kıyısından baktım bir kaçına. Özellikle de bakarken gerçek olmadıklarına inandırdım kendimi ve bu şekilde sanırım bakmak kolaylaştı. Fakat bebeklerin olduğu bölümün girişindeki uyarı yazısı da biraz sinirinizi bozuyor. Bakamamam gerek dedirtiyor insana. Eğer bakamayacağınızı düşünüyorsanız sağdan ilerleyebilirsiniz gibi bir uyarı. Tam kelime kelime hatırlamıyorum ama sanırım böyle birşeydi. Sonrasında da gördüklerimiz bizi oldukça etkiledi. Aslında organik gıda,organik tekstil,organik kozmetik ve ekolojik temizlik malzemeleri kullanılması konusunda takıntıları olan bir kadın için inandığınız şeylere sıkı sıkıya sarılmanıza sebep oluyor. Sağlıklı ve sağlıksız bedenler, iç organlar, sigara içen insanın ciğer ile içmeyenin ciğerinin karşılaştırması falan derken insan kendini sorgular buluyor. Serginin çıkışında ise hayatı, yaşam biçiminizi, yediklerinizi, yaptıklarınızı bir defa daha sorgulattırıyor sergi. Aslında oldukça eğitici bir sergi olmuş. Bazı bölümler rahatsız edici gibi geldi ama oldukça enteresan çalışmalar. Yapanların ve sergilenmesine aracılık edenlerin ellerine sağlık. Çıkış bölümündeki birkaç özlü söz de oldukça dikkat çekiciydi. Netice itibarıyle görmek isteyenlere kaçırmayın derim. Sevgili arkadaşım vesile olduğun için sana da teşekkür ederim.

Sağlıklı ve güzel günler dilerim,

9 Ocak 2011 Pazar

Kanserli Çocuklara Umut Vakfı'na Teşekkürler

Merhabalar,

Ben her zamanki gibi bir arazi oluyorum bir ortaya çıkıyorum:-) Sanıyorum kaldırabileceğimden daha fazla işe kalkışıyorum ama elimde değil. Blog yazmak da neyime aslında. Ama paylaşmak da istiyorum bir taraftan. Bu ara başımdaki işleri tek tek sıralasam bir A4 sayfası dolar taşar sanırım. Bunlardan en keyif aldığım kısmı çocuklar için birşeyler yaptığımız işler. Aslında daha önce hikayemi anlatmışımdır. Bu işe başlamamın en önemli sebebi de buydu. Gelecekte çocuklara nasıl bir dünya kalacak. Bugün yedikleri içtikleri kadar giydiklerinin de ya da kıyafetlerinin yıkandığı sabunlar bile önemli diye her fırsatta anlatıyorum. Enteresan, anneler kendilerine o kadar dikkat etmiyorlar ama çocukları için titizlenen bilinçli bir anne grubu var. Onların sayısının çoğalması lazım. Neyse nerden nereye konudan konuya atlamakta üstüme yok.

Aralık ayı boyunca Kapbula ürünlerinden yapılan alışverişin %20'sini Kanserli Çocuklar Vakfı aracılığı ile kanser tedavisi gören bebek ve çocuklara hediye olarak vereceğimizi duyurmuştuk. Mağazalarımıza gelen müşterilerimizden bir de çocuklar için yılbaşı kartı yazmalarını istedik. Bir kısım müşterimiz ne yazacağını bilemediği için not yazmak istemedi ama çoğu çok güzel dileklerde bulundular ve kartları yazdılar. Biz de kartlar ile birlikte mağazada satılmakta olan organik tekstil ürünlerimizden toplam 75 çocuğa organik hediyelerini paketledik bir kısmını kendi ellerimizle götürdük. Bu noktada Kanserli Çocuklara Umut Vakfı'nda çalışan tüm gönüllülere, hemşirelere ve doktorlara ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum. Büyük özveriler ile çocuklar için çalışıyorlar. Çocukların gözlerindeki sevinç ve ıstırap karışımı ise yürekleri parçalamaya yeter de artar. Bir anne olarak gülümsemeye devam etmek çok zor.

Daha önceleri de annelere anlatmaya çalıştığım konu burada ortaya çıkıyor sanki. Insan hayatında belirli bir kimyasala örneğin 100 birim kimyasala maruz kalacak. Bu kimyasalların size, bebeğinize, çevrenize zararlı olduğunu, hatta kanser yapabileceğini, bir kısmının etkilerinin bilinmediğini söylüyorlar. Bu kimyasalların bir kısmı kontrol edebileceğiniz girdilerden, bir kısmı ise kontrolünüz dışında girdilerden. Şimdi sormak istiyorum kontrol edebildiğiniz girdilerden olanları hiçe saymak ve aynı şekilde kullanmaya devam etmek ister misiniz? Vakıftakiler ile kısa bir sohbet etme fırsatım oldu. Her yıl kanser tedavisi için başvuran çocukların sayısı artıyor. Yaşları da 1 ila 17 arasında. Bu sene gittiğimizde 23 yaşında iki genç de oradaydı onların hastalıkları nüksetmiş. Çocuklukta onları tedavi eden doktorlarının kontrolünde olmaları için onları da aynı servise yatırmışlar.

Dostça bir tavsiye hayatınızdaki kimyasalları en azından kontrol edebildikllerinizi biraz olsun azaltın. Özellikle gereksiz birçok şeye yapılan harcamalardan biraz kısıp organik giyecek, organik yiyecek, organik içerikli kozmetik, organik içerikli temizlik malzemelrinden satın almak için bir bütçe hazırlayın derim. Biz tedbiri elden bırakmayalım. Ne zaman kimin başına ne geleceği belli olmaz.

Sağlıklı ve güzel günler dilerim,
Tuba

9 Aralık 2010 Perşembe

Yeni Yıl Kampanyası


Herkese Merhaba,

Geçtiğimiz yılbaşında da yaptığımız bir kampanya vardı Kapbula Organik Şeyler ailesi olarak. Hem bizim içimize çok sindi hem de müşterilerimizin. Ben soranlara hep söylüyorum bizim işte maalesef diğer firmalarda olduğu gibi ciddi kar marjları yok. Şirketi ancak döndürüyor döndüremiyor. O yüzden de bizim müşterimiz hep soruyor (öyle alıştırılmışlar çünkü) ne zaman indirime gireceksiniz diye. Biz de hiç bir zaman diyoruz. Genel indirim yok. Ama ara ara ürün üretimi bitti ise stok eritmelik indirimler yapıyoruz. Özellikle Forum Mağazamızda oluyor o ürünler. Neyse uzatmayayım lafı. Bu sene de %20 indirim yapttık. Ama müşteriye yansıyan bir tarafı yok. Peki diyeceksiniz ki bu nasıl indirim? Anlatayım memnuniyetle. Bizden alış veriş yapıyorsunuz ya da yapıyorlar. Kapbula markalı ürünlerin satış rakamına bakıyoruz ay sonunda. Bu tutarın %20'si kadarına denk gelen organik ürünlerimizden hediyeler hazırlıyoruz. Kacuv (Kanserli Çocuklara Umut Vakfı) bize yardımcı oluyor bu konuda. Onların kliniğinde tedavi gören yaşları 1 ile 17 arasında değişine çocuklara organik hediyeler gidiyor. Hem de müşterilerimizin kendi el yazıları ile yazdıkları tebrik kartları iliştirilmiş şekilde. Bu sene Okmeydanı hastanesinde de ihtiyacı olan çok çocuk olduğunu söylediler onları da listeye ekleyebilir miyiz dediler. Biz de memnuniyetle kabul ettik. Şimdi hepinizin desteğini bekliyoruz.

Sağlıkla ve sevgiyle kalın.

18 Kasım 2010 Perşembe

Nerelerdeyim

Herkese Merhaba,

Geç olsun güç olmasın herkese iyi bayramlar. Bu sefer değişik bir macera paylaşmaya diye geldim bilgisayar başına. Nerelerdeyim ne haldeyim anlatasım geldi. Şu anda Pisa ile Venedik arasında otobüste gidiyorum. Yanımda hayatımın aşkı, tatlı kuzu oğlum ve karnımda da ikinci fındık. Evet epey zamandır yazamıyorum çünkü sanki bu küçük kuzudan bahsederim de zamanından önce nazar değer diye korkumdan çok kısıtlı yazı yazdım. Zaten malum hazırlık kışlık ürünler derken baya bir meşguldüm. Laf aramızda küçük fındık beni çok yoruyor. Akşamları erkenden uyuya kalıyorum. Ali Bey’de bu kadar yorulmamıştım. Ya o zaman daha gençtim ya da bu kadar yorucu bir iş ile meşgul değildim. Bu kadar yorgunluğa peki bu seyahat de nerden çıktı diyebilirsiniz. Bu organik işi, mağazalar beni o kadar meşgul etmiş ki neredeyse 1.5 yıldır bir yer görmeye gitmemişim. Halbuki hayatımın aşkı ve benim en çok sevdiğimiz şey her sene yeni bir ülke yeni bir kültür, yeni bir yer keşfetmek. Dünyada çevreci eğilimler ne, mağazalar nasıl, insanlar neden bahsediyor takip etmek hoşumuza gidiyor. Aa bu arada oranın yerel bir tadını, mutfağını keşfetmek de yanımıza kalan karımız. Bu seyahat Roma’dan başladı. Hayatımızda ilk defa tur ile gidiyoruz. Bize çok uymadı bu düzen. Zira kalkış saatleri, hele bir de hamile bir kadın ve 5.5 yaşında bir çocuk için ayak uydurmanın biraz zor olduğu bir düzen. Aralarda turdan kaçıp kendi başımıza dolaştık. Ne olursa olsun üçüncü günün sonunda perte çıktım. Sabah 10’da sokaklara çıkıyoruz saat akşam 8 gibi otele dönüyoruz ve sadece yürüyoruz. Karnımdaki cadı da bir ağır ki görenler 7 aylık hamile zannediyor halbuki daha 5 aylık ama Ali Kaan’da da böyle olmuştu karnım katana kıvamına geliyor tez zamanda. Neyse anlayacağınız ayaklarım benden davacı. Kalçam, belim çekiyor ve bu çeken sinirler sol kolumu çekiyor. Geceleri doğru dürüst uyuyamıyorum bile.Geçen gece bir ara ağladım diyebilirim ağrımdan. Allah’ım diyorum nazar değdi galiba. Istanbul’a dönünce dinleneceğim.

Dün Floransa’da tesadüfen bir restoran buldum. Buldum diyorum çünkü kocacık hayatta başka birisine sormama izin vermezdi. Ali Bey Babası ile Disney Store’da dolanmak için tutturunca onlar oraya bakarken ben de çevreyi görmeye devam etmek için ara sokaklara daldım. Bir violette mağazasında çalışan çekik gözlü genç bayana bu ara sokakta güzel bir restoran, Toscana bölgesine has bir yemek yapan şirin, temiz, güzel restoran var mı dedim. O da bu sokakta yok ama buraya çok yakın bir yer var dedi ve bana bir kart çıkartıp verdi çantasından. Tarifi de yaptı. Bizimkiler yanıma gelir gelmez restoranın yolunu tuttuk. En önemli özelliği turistik değil. Lokal insanların bildiği rezervasyon ile gidilen, inanılmaz bir restoran. Nazikçe rezervasyonumuz yoksa mümkün olmadığını söylerken öyle bir bakış attık ki hatta benim hamile halime Ali Kaan’ın yorgun bakışlarına acımış olabilir genç arkadaşlar, Saat 8’de masanın sahiplerinin geleceğini söylediler. Bizim de otobüsümüz 8 de hareket edeceği için hızlıca yemek yeyip kalkacağımızı söyledik ve anlaşıp bize gösterilen yere oturduk. Bu Italya seyahati boyunca yediğimiz en güzel akşam yemeği idi. Bir gün gidecek olursanız telefonunu ve adını yazmak istiyorum. Coquinarius 0552302153 Floransa.

5 gündür hava çok güzeldi ama bugün Piza gezisi ağır yağmur altında gerçekleşti. Umarım Venedik bu kadar soğuk ve yağmurlu olmaz. Fırsat bulabilirsem tekrar yazacağım. Bu arada hep turistik yerleri gezdiğim için olabilir çok organik şey görmedim ama cardboard mağaza ekipmanları çok, ekolojik, geri dönüşümlü ürünler çok. Onlardan da kayda değer olanlarını bulabilirsem yazmak isterim.

Şimdilik hoşçakalın,
Sevgiler

5 Kasım 2010 Cuma

İşte Bu da Fuar'dan İlk Fotoğraf


İşte fuar standımız hazır oldu. Aslında içimize sinmeyen eksik kalan tarafları var ama yine de laf aramızda standart bir stand ancak bu kadar orjinal hale getirebilirdi:-) Umarım siz de gelirsiniz ve beğenirsiniz. Bu arada standda tekstil ürünleri %40-%50 indirimli bilginiz olsun.


Sevgiyle kalın,

4 Kasım 2010 Perşembe

BU DA GECE ÇALIŞMASINDAN BUYRUN


Akşam 21:30'da başlayan çalışma gece 1 sularında daha bu haldeydi. Sabah ola hayrola yetişecek inşallah.

3 Kasım 2010 Çarşamba

EKOLOJİ FUARI ŞEHRİN GÖBEĞİNDE


Sevgili Anneler ve babalar,

4-7 Kasım tarihlerinde İstanbul'da Ekoloji fuarı var. Fuarın en güzel kısımlarından birisi Fulya'da olması. Şehrin göbeğinde hem de satışa açık bir fuar. Kapbula Organik Şeyler standında %100 organik GOTS ürünleri standımızda yerini alacak. Bu gece oradaydık hazırlıklar için hatta sorumsuz anne olarak Ali Bey'i de götürdüm o da çeşitli aşamalarında yardım etti sağolsun. Yarın başlayan fuara herkesi bekliyoruz.

Sevgiler