%100 organik tekstil üretimini yıllardır yapıyorum. En sık karşılaştığım tepki aaa biz zaten %100 pamuklu giydiriyoruz. Hiç sentetikli giydirmiyoruz. Pamuklu demek doğal demek organik demek işte canım. Daha bunun sertifikası da ne demek oluyor. Bazen de ah evladım sizler bizler organikle mi büyüdük ne gerek var buna. Özelikle anneanne, babaanne tepkisi.
Vallaha yazayım da içim rahatlasın. Aslında bizlerin zamanındaki tekstil ürünleri neredeyse organikti hele hele şimdinin anneanne babaannelerinin dönemindeki tekstil organik sayılırdı. Zira şöyle açıklayayım tarımda ve tekstilde kullanılan kimyasal son 20-25 yılda bu kadar çok arttı. Bu da ne demek oluyor eskiden üretilen ürünler daha bir az kimyasal ile üretiliyordu. Dİyceksiniz ki hadi domatesin, salatalığın organiğini anladık da bu atletin, külodun, bodynin organiği nasıl oluyor. O zaman bir kaç kısa teknik bilgi vermek istiyorum izninizle.
Tüm dünyadaki tarım üretimi içinde pamuğun payı yaklaşık %3. Tüm tarım için kullanılan zararlı ilaçlar, kimyasallar, pestisidlerin %16'sı bu pamuğa kullanılıyor. Bu kimyasallar da öyle sadece üretimin yapıldığı tarladaki ilacın sıkıldığı pamuğun üstünde kalmıyor. Toprağa geçiyor, yeraltı sularına geçiyor, hava ile çevreye yayılıyor. Bu kullanılan kimyasallar yüzünden dünya sağlık örgütü verilerine göre her yıl 20bin pamuk işçisi kanser oluyor, solunum yetmezliği yaşıyor, ölüyor ya da çalışamaz hale geliyor. Diyelim ki bizim için önemli değil bu insanların ne yaşadıkları. O ilaçlar pamuğun liflerinde kalıyor. O pamuktan iplik, o iplikten kumaş ve o kumaştan bir iç çamaşırı yapılıyor. Onu bir güzel bembeyaz yapmak için ağır kimyasal ile ağırtıyorlar. Pürüpak beyaz atlet vatana millete hayırlı olsun. Onu alıyoruz sözüm ona bir defa yıkıyoruz neyle konvansiyonel toz deterjan zimzim, güçlü topcuklar, leke sökücü profesyonel ile. Bir de yumuşatıcıyı basıyoruz oooh 4 hafta kokusu geçmesin diye iyice bir kalıcı koku için biraz daha kimyasal yüklemesi. Ardından onu çocuğumuza giydiriyoruz. Çocuk terliyor ve o giydiği kıyafetin üzerindeki tüm kimyasallar ter ile reaksiyona giriyor ve çocuğumuzun hücreleri tarafından emiliyor. Bu kimyasallar maalesef mikrop gibi zaman içinde bağışıklık sistemimizi güçlendiren ona göre bir savuna mekanizması kurabildiğimiz birşey değil. Bu kimyasallar zaman içinde birikiyor birikiyor birikiyor ve vücutta çeşitli değişikliklere yol açıyor. Bu da vücudun ya da genetik yapımızın en zayıf olduğu yerlerden başlıyor. En iyi ihtimalle allerjik oluyor, kimi egzama daha ileri boyutlarda da kanser vakaları. Maalesef çok üzücü ama gerçek.
Hani demiştim ya çevreci aktivist bir anne olmaya çalışıyorum diye aslında farkındayım organik deyince pahalı algılanıyor. Sadece alımgücü yüksek insanlar alışveriş yapabilir gibi geliyor ama aslında değil. Birçok ürün var organik olup da çok pahalı olmayan. Daha sonraki dertleşmelerimde onları da yazarım neler olduklarını.
Önemli olan nokta şu aslında %100 pamuklu bu diye giydirdiğiniz ürünlerin çok da masum olmadığını bilmekle başlayabiliriz bu çevreci aktivist anne olma serüvenine. Umarım yazdıklarımla bunaltmıyorumdur. Ama daha yeni başladık. %100 organik ne demek. Sertifika ne demek. Bir ürünün organik olup olmadığını nasıl anlayacağız. Doğal ürün, naturel ürün ne demek. Organik ile aralarındaki fark nedir. Her gün bir konuda yazmak istiyorum. Bu konularda bilinen yanlışları yazarak içimi rahatlatmak istiyorum. Sizler de okursanız ne mutlu bana.
Sevgiyle kalın
%100 organik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
%100 organik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3 Nisan 2010 Cumartesi
2 Nisan 2010 Cuma
Hikayemi Anlatayım
Okumak isteyen merak eden varsa diye kısaca hikayemi anlatayım. Hakkımda kısmında ne işle iştigal ettiğimi yazmıştım hatta geçmişte ne iş yaptığımı da. Şimdi aktivist bir anne olmaya çalışıyorum. Full time anne olmak bir de çooook çalışan bir adamın eşi olmak gerçekten çok zor.Bu yetmezmiş gibi dertsiz başıma dert açıp full time iş olayına da girdim. Ama durmak yok oğlum için çok çalışmalıyım. Neden mi? Cevabın çok para kazanmak için tabi gibi birşey olduğunu duyar gibiyim. Halbuki hiç de öyle değil. Yıllar evvel hamileyken kendime sordum, bu tükettiğimiz dünyaya mı getireceksin oğlunu diye. O zaman verdiğim cevap için didiniyorum desem ve biraz daha açsam konuyu.
Dedim ki organik tekstil ile uğraşayım. Önceleri sadece bir anne ve tüketici olarak tekstil ile ilgiliyken yıllar içinde tekstil ile ilgili birşeyler öğrendim diyebilirim. Daha önümde uzuuuun yıllar var. Hergün yeni şeyler öğreniyorum. Neden tekstil derseniz aslında biraz araştırma sonucu buna karar verdim. Yurtdışına gittiğim zamanlarda, bundan 10-15 yıl önce organik yayılmaya başlamıştı ve dünya organik pamuk üretiminin %50den fazlasını Türkiye üretiyordu. Ama Türkiye'de hemen hemen hiç satılmıyordu. Tekstil işçiliği de Türkiye'de oldukça iyi ve sonuç olarak ben fazla da düşünmeden organik bebek ürünleri üretmeye karar verdim. Bir nevi cahil cesareti diyelim:-) O gün bugündür %100 organik bebek, son 1.5 yıldır da çocuk ve eser miktarda yetişkin ürünleri üretiyorum. Yaklaşık 1.5 yıl önce mağazalaşmaya karar verdim. Kapbula Organik Şeyler markası ile ilk mağazamı 2009 yılının Ocak ayında açtım. 2009 yılının sonunda da iki mağaza daha açtım. 15 mağaza olana kadar durmak yok. Amacım yurdumun çocukları daha fazla organik tekstil ve diğer organik ürünlerden yararlansın. Organik ürüne kolay ulaşabilsin.Anneler her zaman gittiği avm'lerde bizim mağazalarımıza ulaşsın. Anneler daha da bilinçlensin bebeğinin çocuğunun şampuanını da organik içerikli alırken, çamaşırını da organik içerikli, petrol türevi girdilerin olmadığı deterjanla yumuşatıcıyla yıkasın. Daha çok organik tekstil ürünü satılsın ki daha fazla sertifikalı organik pamuk üretilsin. Çünkü konvansiyonel pamuk üretilirken çevreye, yer altı sularına, toprağa, havaya, yandaki tarlaya, o tarlada yetişen domatese, orada yaşayan köylüye, tarlada çalışan köylü ananın karnındaki bebeğe o kadar çok zarar veriyor ki. Sırf bu yüzden çevre için, doğa için ve oğlumun geleceği için bu deli işine kalkıştım. Yaklaşık 5 yıldır yapıyorum henüz bir para kazanamadım ama yaptığım işten çok keyif alıyorum. İnanılmaz bir ekip çalışması. Üretiminden satışına çok harika bir ekiple, büyük bir özveriyle, zaman zaman sosyal sorumluluk projeleri ile zaman zaman yardım faaliyetleri ile inceden inceye organik ürünü tanıtmaya, mağazalarımıza gelen annelere uzun uzun bildiklerimizi anlatmaya, bilinçli ve çevreci bireyler olarak üzerimize düşeni yapmaya çalışıyoruz. Bu blogda da çevre için neler yaparız, ben neler yapıyorum, siz neler yapabilirsiniz belki esinlenmek isterseniz diye zaman zaman oğlumla yaşadıklarımı, oğlumu nasıl çevreci yetiştirmeye çalıştığımı bazen dozu nasıl kaçırdığımı yazacağım. İleriki yazılarda görüşmek üzere.
Dedim ki organik tekstil ile uğraşayım. Önceleri sadece bir anne ve tüketici olarak tekstil ile ilgiliyken yıllar içinde tekstil ile ilgili birşeyler öğrendim diyebilirim. Daha önümde uzuuuun yıllar var. Hergün yeni şeyler öğreniyorum. Neden tekstil derseniz aslında biraz araştırma sonucu buna karar verdim. Yurtdışına gittiğim zamanlarda, bundan 10-15 yıl önce organik yayılmaya başlamıştı ve dünya organik pamuk üretiminin %50den fazlasını Türkiye üretiyordu. Ama Türkiye'de hemen hemen hiç satılmıyordu. Tekstil işçiliği de Türkiye'de oldukça iyi ve sonuç olarak ben fazla da düşünmeden organik bebek ürünleri üretmeye karar verdim. Bir nevi cahil cesareti diyelim:-) O gün bugündür %100 organik bebek, son 1.5 yıldır da çocuk ve eser miktarda yetişkin ürünleri üretiyorum. Yaklaşık 1.5 yıl önce mağazalaşmaya karar verdim. Kapbula Organik Şeyler markası ile ilk mağazamı 2009 yılının Ocak ayında açtım. 2009 yılının sonunda da iki mağaza daha açtım. 15 mağaza olana kadar durmak yok. Amacım yurdumun çocukları daha fazla organik tekstil ve diğer organik ürünlerden yararlansın. Organik ürüne kolay ulaşabilsin.Anneler her zaman gittiği avm'lerde bizim mağazalarımıza ulaşsın. Anneler daha da bilinçlensin bebeğinin çocuğunun şampuanını da organik içerikli alırken, çamaşırını da organik içerikli, petrol türevi girdilerin olmadığı deterjanla yumuşatıcıyla yıkasın. Daha çok organik tekstil ürünü satılsın ki daha fazla sertifikalı organik pamuk üretilsin. Çünkü konvansiyonel pamuk üretilirken çevreye, yer altı sularına, toprağa, havaya, yandaki tarlaya, o tarlada yetişen domatese, orada yaşayan köylüye, tarlada çalışan köylü ananın karnındaki bebeğe o kadar çok zarar veriyor ki. Sırf bu yüzden çevre için, doğa için ve oğlumun geleceği için bu deli işine kalkıştım. Yaklaşık 5 yıldır yapıyorum henüz bir para kazanamadım ama yaptığım işten çok keyif alıyorum. İnanılmaz bir ekip çalışması. Üretiminden satışına çok harika bir ekiple, büyük bir özveriyle, zaman zaman sosyal sorumluluk projeleri ile zaman zaman yardım faaliyetleri ile inceden inceye organik ürünü tanıtmaya, mağazalarımıza gelen annelere uzun uzun bildiklerimizi anlatmaya, bilinçli ve çevreci bireyler olarak üzerimize düşeni yapmaya çalışıyoruz. Bu blogda da çevre için neler yaparız, ben neler yapıyorum, siz neler yapabilirsiniz belki esinlenmek isterseniz diye zaman zaman oğlumla yaşadıklarımı, oğlumu nasıl çevreci yetiştirmeye çalıştığımı bazen dozu nasıl kaçırdığımı yazacağım. İleriki yazılarda görüşmek üzere.
Etiketler:
%100 organik,
anne,
çevreci,
Kapbula,
mohini,
organik kozmetik,
organik mağaza
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
